Anasayfa / Gezilecek Yerler / Blagay Tekkesi

Blagay Tekkesi

Blagay Tekkesi

Buna ırmağı kaynağının hemen yanıbaşında bulunan bu tekke, Hersek’in 1456 yılında Türk idaresine girmesinden hemen sonra, yani 1520 yılında inşa edilmiştir. Türk yönetiminin ilk yıllarında, Türk fetihleri esnasında, kabul edilmiş ve yürürlüğe koyulmuş bir ideolojik doktrin Bektaşilik oluşturmaktaydı. Bu Bektaşi tekkesi, özellikle akıncı ve yeniçeriler arasında büyük bir ilgi görmüştür.

Blagay’daki bu tekke, tarih boyunca, burada sadece Bektaşiliğin yayılması ve Bektaşi ayinlerinin yapılması için değil, aynı zamanda bir misyon ve bir askeri merkezi görevini görmesi için de düşünülüp kurulmuştu. Türkler, Balkanlara gelip buraları işgal etmeleri döneminden günümüze kadar kendi hoşgörülükleriyle tanınmış olan Bektaşilerin, dini görüşlerindeki bilgi, genişlik ve esneklikleri nedeniyle, bu yöredeki yerli Müslüman, Ortodoks ve Katolik halkı, Bosna Hersek’teki Bogomiller de dahil olmak üzere, kendi dini çevrelerine çekebilecekleri düşünmüşlerdir ve bu nedenle günümüze kadar tekke olduğu şekilde korunabilmiştir.

Blagay’daki Tekke’de türbenin dış üst duvarında kılıç ve topuz relyefi yapılmış görülmektedir. Bu kabartma, ruhaniliğin askeri gayesiyle bütünleştirilmiş bir durumdadır. Bununla bu dini objenin, tekke dışında bir askeri objesi olarak da belirtilmeye çalışılmıştır.

Bu yüzden şimdilik tarikat geleneklerine uygun olarak türbede, yukarıda sözü geçen Sarı Saltık’ın türbesi yanıbaşında öğrencisi Açık Baş’ın da gömülü olduğu bulunmaktadır. Tüm Balkanlarda Sarı Saltık hakkında söylenen efsaneler gibi, bu ermişin de türbesi ile ilgili birçok söylenti ayni şekilde söylenmektedir. Bilindiği gibi bu türbede Sarı Saltık’ın gerçekten bu türbe da Balkanlarda yaşayan bir sürü söylentilerde olduğu gibi onun asıl naşının Romanya’da Baba Dağ’daki türbede bulunmaktadır. Söylentiler sayesiyle Sarı Saltık’ın Baba Dağ’daki türbesi dışında Arnavutluk’a Makedonya’da, Kosova’da ve diğer bazı kent ve köylerdeki türbeler gibi aynı şekilde Bosna Hersek’teki Blagay’da da bu türbenin yaratıldığı bir gerçektir.

 

Blagay Tekkesi ve Sarı Saltuk

Blagay Tekkesi Sarı Saltuk-min

Bilindiği gibi dünya tarihinde ad yapmış Sarı Saltık’ın Balkanlarda özel bir yeri vardır. Bu nedenle Romanya, Bulgaristan, Makedonya, Kosova ve Arnavutluk’ta bir veya birkaç türbesi bulunmaktadır ve bu zat hakkında kimi söylentiler de halklar arasında yaşamaktadır. Daha geçlerde bu söz konusu olan Sarı Saltık’ın etkisi Bosna Hersek’e de ulaştırılarak Mostar şehirine 10 km yakın olan Balagay’daki Buna nehrinin kaynağının hemen yanıbaşında erken Türk dönemine ait kültürel anıtlardan en önemlisini temsil eden ad yapmış bir tekkede de bulunmaktadır. Dervişlerin o dönemlerde olduğu gibi, günümüzde de, kendilerine özgü ayinlerini yerine getirdikleri bu yerde Sarı Saltık’ın yattığı öne sürülen bir mezar da bulunmaktadır.

Blagay’daki bu tekke, nehrin başlangıç kaynağı bilinmeyen dağdan tertemiz ve soğuk su olarak kaynayan ve otuz kırk metre sonra Neretva nehriyle birleşerek Adriatik denizine akın yapan, dağ kayalarının altından kaynayan Buna nehrinin bir köşesinde bulunmaktadır. Bektaşi tarikatine mensup olan dervişler tarafından inşa edildiği bilinen bu tekke, oldukça ilginç, güzel ve korunmuş bir mişmari olarak bilinmektedir. Bir zaman sonra bu tekke Halvetiler, ondan sonra da Kadirilerin tekkesi olarak kullanılmıştır. Görüldüğü gibi bu tekke günümüze kadar Bektaşilerden başka daha iki tarikatin etkinliklerinde bulunmuştur. Fakat günümüzde bu tekke Nakşibendiler tarafından idare edilerek Nakşibendi tekkesi olarak çalışmaktadır.

Blagay’daki Sarı Saltık Türbesi’nin geçmişi ve inşa edilmesiyle ilgili olarak birçok efsane vardır. Bir efsaneye göre, çok eski zamanda, Blagay’daki Buna ırmağının kaynadığı mağarada bir ejderha yaşıyormuş. Bura halkı her yıl kendisine bir genç kızı kurban olarak vermek zorunda kalıyorlarmış. Böylece bir yıl da Hersekli Styepan’ın, çok güzel olan Miliça kızının kurban olarak ejderhaya verilmesine sıra gelmiş. O zamanlarda Hersek’te hükümdar Kral Styepan idi. O zamanki Herse hükümdarlığının duvarlarının şehir etrafında bazı duvarları kayaları bugün bile kaynağın üzerinde görülmektedir. Burada şehri bağlayan bir yeraltı geçit tüneli uzanmakta idi. İşte, Styuepan’ın güzel kızı Miliça buraya yerleştirilir. O sıralarda: Suriye’den Blagay’a Sarı Saltık adında çok dindar bir ermiş gelmiş.

Hersekli’nın güzel kızını görür görmez, ona o kadar aşık olur ki, o ateşli aşkın verdiği insanüstü güçle, güzel Miliça’yı o korkunç canavardan kurtarmayı başarır. Korkunç canavar var gücüyle kendisini savunurken, kuvvetli kuyruğuyla mağara duvarlarındaki kayaları parçalar. Ama sonunda yiğit dervişin kılıç darbeleri altında can vermekten kendini kurtaramaz. Hersekli, dervişe şükran borcunu ödemek için kızını ona verir. Ve korkunç canavarı yendiği yerde, ona bir tekke de inşa ettirir. Derviş, ölümüne kadar tekkede Miliça’yla birlikte yaşar. Ölümünden sonra halk tarih boyunca ona bir ermiş gözüyle bakmış, saygı göstermişlerdir.

Bir başka, Blagay’da anlatılan diğer bir efsaneye göre ise, Blagay çarşısında, beyaz sakallı, beyaz bir at üzerinde, yeşil sarmalı sarığı olan bir yaşlı geçmekteydi.

Kaynağa doğru yol alırken, kayboldu. İnsanlar akşam namazını kılmışlardı, yaşlı ise hala görünürlerde değildi.

Velagiç Beyi’nin misafirhanesine geleceğini ümit ediyorlardı. İster istemez geriye dönmek mecburiyetindeydi. Çünkü kaynaktan öte gidilecek yol ve yer yoktu.

Buna ırmağını da karşıdan karşıya geçemezdi. Çünkü sular taşmıştı. Beri tarafı da çok yokuş, engebeli olduğundan asla aşılamazdı. Onu aradılar, ama tüm gayretleri boşunaydı. O zaman onun bir ermiş olduğuna ve ortalıktan yittiğine kanaat getirdiler. İyi bir insan olduğu, Buna ırmağının kaynağında da ortadan yittiği için, ona işte burada bir türbe inşa etmeyi kararlaştırdılar. Yanına da bir tekke yaptılar.

 Blagay Tekkesi

Blagay Tekkesi’ndeki ikinci, gömüt, Açık Baş’a ait olup, burası daha az ziyaret edilir. Hikayesi daha az ve küçüktür. Bu konuda Sarı Saltuk’un “Benden sonra Buna ırmağı, benim bir benzerimi su yüzüne atacaktır. Bu kişi açık başlı olacaktır…” dediği anlatılır. Buna’nın da işte Açık Baş’ı su yüzüne attığı söylenir.

1454 yılına ait, Hersekli Stepan’ın çiftliğine ilişkin bir belgede, Blagay’ın yanı sıra burada çok ziyaret edilen, saygı gösterilen bir mağaranın bulunduğu belirtilir. Tekkenin üzendeki, hisarlar içinde bulunan şehrin efendisi Bogomil olduğu için, Ortodoks hristiyanlar ise kendi kutsal mabetlerini dere kaynakları yanında yapmaktan çekindikleri için, burasının bir Bogomil mabedi olduğu anlaşılabilr.

Buna göre Blagay Tekkesi, kendi bütünlüğüyle, Bogomil ile İslam’ın bir karışımını, bu simbiozun güzel bir örneğini teşkil etmektedir. Böyle örnekler ise Hersegovina’da çoktur. Türklerin buralara gelmesinden sonra İslâm dinini kabul eden Bogomil halkı, Bogomil mabedinin bulunduğu o aynı yerde, bundan sonra İslâm dini ayinlerini sürdürmüş, yaşatmıştır.

Buna Irmağı kaynağı yanıbaşında Bogomil dini ayinlerinden sonra, burada tekkenin inşa edilmesiyle Bektaşilik dönemi başlamıştır. Tekkenin Halveti tarikatına geçtiği XVII. yüzyıl ortalarından, üçüncü dönem başlamaktadır. Bu dönemde Tekkeyi, Mostar müftüsü Şeyh Ahmed Milaviç Efendi onarmıştır. Milavıç Efendi bir yazar olarak da tanınmıştır. Ve bundan sonra, yani XIX. yüzyıldan 1925 yılına kadar Tekke Kadiri tarikatına mensup dervişlerin eline geçmiştir.

Tekkede ruhani liderler, aralarında, çok tanınmış şair ve yazarların bulunduğu alimler toplanmaktaydı. XVII. yüzyılın ünlü seyyahı Evliya Çelebi dahi yazılarında, söz konusu Tekke odaları ve balkonunda zamanın ünlü şair ve alimlerinin oturup sohbet edip bilimsel tartışmalar yaptıklarını anlatmaktadır.

Hakkında Bosna

Bunu Da Dene

Poçitel Köyü

Poçitel Köyü

İçindekiler1 Poçitel Köyü1.1 Osmanlı Köyü1.2 Poliçeli ‘de Gezilecek Yerler Poçitel Köyü Tarihi anlamda öneme sahip …

Bir Yorum

  1. Pingback: Mostar Gezilecek Yerler | Bosna Hersek

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir